EMDR Terapi

EMDR (Eye Movement Desensitization and Reprocessing), Türkçe açılımı ise Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme, etkili olduğu ispatlanmış bir tedavi yöntemidir. 1989 da Francine Shapiro tarafından bulunan bu yöntem ilk zamanlarda bir kez yaşanılmış büyük travmatik olayları tedavi etmek için kullanılmıştır, örneğin, trafik kazası, tecavüz, harp, deprem gibi. Ancak günümüzde EMDR yönteminin anksiyete bozuklukları, kronik ağrılar, özgüven problemi gibi şikayetlerde de kullanılmakta ve etkisini göstermektedir.

EMDR terapi ile, kişinin geçmişte yaşadığı olumsuz anılar ya da travmatik yaşantılar yeniden işlenilir ve duyarsızlaştırma gerçekleştirilir. EMDR, standardize edilmiş sekiz aşamalı bir protokol doğrultusunda ve çift yönlü uyarım (göz hareketleri, dokunsal vuruşlar, işitsel tonlar) ile uygulanır.

Çocuklarda da EMDR terapi iyi sonuç vermektedir. Uzun zaman, olumsuz olayların bebekler üstünde psikolojik zarar bırakmayacağı düşünülmüştür, ancak dil gelişimi tamamlanmadan da şok edici olayların beyinde kaydedildiği kanıtlanmıştır. EMDR terapi, çocuktaki şikayetlerin olumsuz anılar ya da yaşantılardan kaynaklandığı zaman yapılır ve EMDR-protokolü çocuğun gelişim seviyesine göre ayarlanır.

Uygulama bebeklerde (ortalama 12 ay/18 ay) sonra başlamaktadır ve dil gelişimin henüz gerçekleşmeyen evredeki olumsuz yaşantıları da işlenilebilmektedir. Çocuk ne kadar küçükse, ebeveyn terapiye o kadar dahil edilir.


Alttaki tablo da çocuklarda travmaya neden olabilecek olaylardan örnekler verilmiştir.

Çocuğun (yaşadığı/şahit olduğu) olumsuz olaylar

Önemli kişinin ölmesi, (cinsel) istismar, ihmal, fiziksel ve psikolojik şiddet, evlatlık verilmesi, kazalar, yangın, hırsızın haneye girmesi, doğal afetler, anne-baba boşanması, çocuğun kaybolması, şiddet içeren kavgalar, medikal müdahaleler, (okulda) dışlanması/ alay edilmesi, aşağılanması, korku filmleri vs.

Her olay, her çocuğu etkilememektedir ve bazı çocuklar terapi almadan da sorunun üstesinden gelebilmektedir. Ancak çocuklardaki travmaya bağlı davranışların erken fark edilmesi ve yardım alınması son derece önemlidir. Travmaları ile fark edilmeyen çocukların gelişimi ve büyümesi ciddi ölçüde engellenecektir.


Alttaki tabloda çocuklarda travma sonrası görülebilecek davranışlar mevcuttur.

Çocuklarda travmatik yaşantı nedeniyle görülebilecek belirtiler

0-6 yaş

Aklının karışması, korkular, ayrılma korkusu, davranışlarda gerileme, travma içerikli oyun, agresif ve yıkıcı destrüktif davranışlar.

6-12 yaş

Okul başarısının düşmesi, dikkatin azalması, agresif yada korku içerikli fanteziler, yersiz suçluluk duyguları, emniyette olmamakla ilgili kaygılar, başkaları için kaygılanması.

12 yaş ve üstü

Okulda sorunlar, savunmasız olma duygusu yaşadığından ötürü utanç, aileye bağımlı olmaktan dolayı utanç, davranışlarda radikal değişiklikler, tehlikeli davranışlar, davranışlarıyla olayı tekrar etme eğilimi, ebeveynle çatışmanın artması, alkol / madde kullanımı, yıkıcı destrüktif ve agresif fanteziler, bu fantezilerde kontrolü kaybetme korkusu, gelecekle ilgili beklentilerde azalma.