Faydalı Bilgiler

tavsiye-et_03

Yemeğin yenilmesi kaybedilen bir yarış olduysa...

Yemek ve içmek, nefes almak gibi birincil bir ihtiyaçtır. Sağlıklı olmak ve gelişebilmek için insan otomatikman beslenmeye yönelir. Ancak bazı çocuklar her türlü beslenmeyi ret eder ya da çok kısıtlı ve seçici gıda tüketir.

Beslenmeyi kronik ve şiddetle ret eden çocuk, açlık hissetmiyor gibidir ve yediğini çıkarır. Böyle durumlarda beden sıvısız kalır ve hayatı tehlikeye girdiği için, tek çare sonda olur. Bu çocukların ebeveynleri de yoğun stres yaşar ve hatta depresyona girme riski olağandır.

Bir bebeğin beslenmesi, büyümesi için gereklidir ama aynı zamanda beslenmek çocuğun anneyle ilk enteraktif ilişkisine gerekçedir. Çocuk gelişirken sürekli bağımlıdan, bağımsızlığa doğru yönelimi olur. Çocuk kendi otonomi ve bireyselliğini gösterebilmek için, beslenme ve tuvaleti konusunda inatlaşabilir. Bu konuda güç çocuğun elindedir. Çocuğa, zorla yemek yedirip ve ardından çocuk yaygara koparınca ve anne yedirmekten vazgeçerse, çocuğun olumsuz davranışına prim verilmiş olur. Daha sonra yemek sorunu ortadan kalksa bile, davranış sorunu kalır.

Çocuk yemeğini kendisi yiyebilecek duruma geldiyse, büyümek için daha az gıda ya ihtiyacı vardır. Bu durum ebeveyn ve çocuk arasında çatışma kaynağı olabilir, çünkü aile çocuğun az yediğini düşünür. 1.5 yaş ve 4 yaş arası çocuk bağımsız ve otonom olma çabasındadır. Siz ne kadar evet derseniz, oda o kadar hayır der. Bu nedenle çocuğa pedagojik eğitiminde, alan vermek gerekir. Yemek ritüelinde olumsuz etkileşim, çocuğun yaşamış olduğu kötü anı (boğulma riski, gıda ya alerji vb.), erken doğum nedeniyle emme enerjisinin az olması, yemek yememe sorunlarına neden olabilir.

Yemek yememe sorunu, çocuğun davranışlarından ya da anne-çocuk ilişkisinden kaynaklanıyorsa, tedavisi pedagog ya da çocuk psikologu tarafından yapılmalıdır. Eğer çocuk hiçbir şekilde gıda alamıyor ve hayati tehlike yaşıyorsa ya da oral sorunlar varsa (çiğneyememek, yutamamak vb.), ya da mental retardasyon (zeka geriliği), pika (gıda olmayan maddeleri yeme dürtüsü), ruminasyon bozukluğu (geviş getirme), neofobi (gıda dan korkma), obezite, gibi sorunlar mevcut ise profesyonel ekipten (çocuk psikiyatrisi, pediatrist ve çocuk psikologundan) yardım alınmalıdır. Anoreksiya ve bulimia nevroza gibi yeme bozuklukları ilköğretim sonrasında görülmektedir.

Genel anlamda çocuğunuz normal persantile göre büyüyor, yeterli enerjisi varsa, iyi uyuyup, yeterli sıvı ve meyve gibi gıdalar tüketiyorsa endişe edilmesine gerek yoktur.

AİLEYE ÖNERİLER:

Ebeveynin yaklaşımı:

  1. Çocuğunuzla yemek konusunda mücadeleye girmeyin ve yemeğini, yemesi için ısrar etmeyin. Çocuğunuzla inatlaşırsanız daha da çok direnç gösterir. Ne kadar ısrar ederseniz, mücadele o kadar büyük olur ve kazanan siz olmazsınız. Yemek yeme kuralları dışında müdahale etmeyiniz.

  2. Yaşına uygun porsiyon olmasına dikkat edin, tabağını fazla doldurmayın ve tabağındakini bitirmesi için zorlamayın. Çünkü, çocuğun iştah ve doyma hissini göz ardı etmesini öğretirsiniz. Ayrıca yemeğin yenmesi ceza gibi olur. Tabağındakileri yemediyse yorum yapmadan tabağı kaldırın. Ancak ardından başka yiyecek vermeyin.

  3. Çocukla yemekle ilgili pazarlık yapmayın. Bu durum ödül gerektiren ve yemeğin keyifsiz bir şey olduğu düşüncesi oluşturur.

  4. Yemeğini yediyse ‘aferin’, ‘kaslarına bakayım’, gibi cümleler. Ya da masada oturduysa ‘büyük adam’, gibi ödüllendirici telkinler kullanın. Yemek yeme tempo düşük olsa bile, olumlu yönde olan davranışları destekleyin.

Sofra adabı ve kurallar:

  1. Ebeveynler birlikte kurallar koymalı ve bu kurallardan taviz vermemelidirler. Ebeveyn, sofra da ne kadar oturulacağına ve evde ne yenileceğine karar verir. Çocuk ise ne kadar yiyeceğine karar verir. Her şeyin bir kaşık tadına bakması ve masadan izinsiz kalkmaması kural olabilir.

  2. Çocuk, yiyeceğin tadına bakıp sevmediğini söylerse, tadına baktığı için kendisine teşekkür edin. Sofradan aç olmadığını söyleyerek kalkmak isterse izin verilebilir, ancak ara öğün verilmez. Ya da sofradan hep birlikte kalkmak kural olabilir.

  3. Yemek vakti gelmeden, çocuğa birazdan sofraya geçeceğiz diyerek, oyununu tamamlaması için fırsat verin. Elinden oyuncak alınırsa protesto etmek için yemek yemeyebilir. Mümkün olduğu kadar yemek saatlerini aynı tutun. Küçük çocukların kan şekeri düştüğü zaman huysuzlaşırlar. Yemek öncesi besinler vermeyin.

  4. 3-4 yaşındaki çocuk yetişkinlere göre daha yavaş yer ancak yemekten sonra en fazla 10-15 dakika daha masada oturma olanağı vardır, daha fazla sabredemez.

  5. Her zaman sofrada yemek yenilmesi sağlanmalıdır. Yemekle oynamaya başladıysa ya da yemeği atıyorsa tabağını kaldırın.

  6. Çok geç saatlerde yemek yemeyin, küçük çocuklar bu saatlerde yorgun düşmüş olabilirler.

Lezzet geliştirmek:

  1. Çocuk anne rahmindeyken değişik tatları ayırt eder. Anne ne kadar farklı gıdalar tüketirse, çocuk o kadar farklı tatlarla tanışır. Küçük yaşta farklı tatlara alışan çocuk, ilerde yemek ayrımı yapmaz. Aileler öğünlerin farklı olması için özen göstermelidirler.

  2. Sevmediği bir gıdayı ‘sağlıklı diyerek’, zorla yedirmeye çalışmayın, farklı bir şekilde pişirerek sunmaya çalışın. Gerekirse altı ay sonra tekrar deneyin.

  3. Çocukların yemeklerle ilgili tercihi ve damak tadı zaman içinde değişkenlik gösterir. Bu yüzden tercihini hiçbir zaman sabit olarak düşünmeyin.

İyi bir atmosfer oluşturmak:

  1. Çocuğunuzla birlikte yemek pişirmek ve masayı hazırlamak için katkıda bulunmasını isteyin.

  2. Çocukların tabaklarına kendilerinin servis etmeleri ve kendi kombinasyonlarını oluşturmaları hoşuna gider. Kendileri yemeleri için teşvik edin.

  3. Televizyon açmayın, masa da ki atmosferin iyi olması için gayret edin. Rahat, dingin ve sosyal bir ortam oluşturun. Güzel dekore edilmiş bir masada konunuz yemekten çok keyifli vakit geçirmek olsun.

  4. Masa oyunları yapabilirsiniz, örneğin restorancılık oynayabilirsiniz, çocuk bir şeyin tadına bakan anne ya da baba olabilir, ya da kaybolmuş bir kaşık çocuğun ağzını arıyor olabilir. Tabağına gıdalar ile bir yüz yapabilirsiniz.

İyi örnek olmak:

  1. Bir şey isterken ‘lütfen’ ve alırken ‘teşekkür’ kelimelerini standart olarak kullanırsanız, çocuğunuzda aynen kullanacaktır.

  2. Çocuğunuzun kahvaltı yapmasını istiyorsanız, kendinizde kahvaltı yapın. Çocuğunuz, olumsuz davranışlarınızı da kopyalar; belirli ürünlerden kaçınıyorsanız oda kaçınacaktır. Yeni bir yemeği önce kendiniz deneyin.

  3. Hep birlikte sofraya oturmaya özen gösterin. Başkalarının yemek yediğini görmek, çocuğunuzun da yemeğini yemesi için teşvik olur.

(Antalya - Işık Seli Çocuk Psikolojisi & Aile Danışma Merkezi Çocuk Psikoloğu Seher SAYAN tarafından kaleme alınan bu yazı,

Female Dergisi Ağustos 2011 sayısında yayınlanmıştır)