Faydalı Bilgiler

tavsiye-et_03

Ergenlerle sokratik yöntemle konuşun

Bazen ergenlik döneminde; aileler ve ergenler, aile içi çatışma nedeniyle kendilerini çaresiz hissedebilirler. Bu süreçte duygusal anlamda anlaşılmazlık, mesafe ve şüphe temel konulardır.

Ergenlerin duygularında ciddi dalgalanmalar olur ve ergenler uyumludan çekilmeze ya da mantıklıdan irrasyonele dönüşebilirler. Aileler ergenlerin bu davranışlarını kasıtlı nitelendirebilirler. Ancak ergen her zaman bu davranışlarının farkında değildir. Ailelerin, özellikle bu dönemde ergenleri anlamaları ve onlarla olan ilişkilerini korumaları gerekir, çünkü karşılıklı diretmeler durumu daha da zorlaştıracaktır.

Ergenlik döneminde kişiler ailelerinden uzaklaşırlar. Arkadaşlarıyla konuşmayı tercih ederler. Bu onların bağımsızlaşmaları, bireyselleşmeleri ve olgunlaşmaları için gerekli bir süreçtir. Çoğu çocuk için çekirdek aile güvenli bir yerdir ve deneyimlerini daha çok orada yaparlar. Acımasızca annelerini ve babalarını eleştirirler, çünkü egolarını geliştirmek isterler. Anneyi ve babayı güçlü gördükleri için onların hassasiyetini bilmeden, onlarla tartışarak pratik yapmaya çalışırlar. Aile, sınırlarını iyi koymalı ve çocuğunu ilgiyle mesafeden izlemelidir. Ebeveyn, düşüncelerini bütün gerçeğiyle söyleyerek, otoritesini her zaman korumalıdır. Ancak model olmak bu dönemde de önemli olduğu için kendi davranışlarına da dikkat etmelidir. Örneğin; koyduğu kurallara en başta kendisi uymalıdır, verdiği sözü tutmalıdır, sorumluluk taşımalıdır, yanlış bulduğunu yapmamalıdır. Ebeveyn, çocuğundan saygı görmek istiyorsa en başta kendi duygularını kontrol edebilmelidir. Çocuğun temel güven duygusunu oluşturmak ailelerin sorumluluğudur. Anne ve babanın birbirleriyle ve çocuklarıyla olan ilişkisinin kalitesi, huzurlu ve güvenli bir ev ortamı, çocuğun duygularını dile getirebilmesi için önemli unsurdur.

Bazen ergenler, yaşadıkları duygusal yoğunluktan dolayı konuşurken konuyu dağıtırlar. Böyle bir durumda yetişkin konuyu toparlamalıdır. Ergen konudan konuya atlıyorsa, önce şu cümleni bitir denilmelidir. Ebeveyn aktif dinleyici olmalıdır ve ergeni anladığını, ergenin anlattıkları düzenli aralıklarla özetleyerek göstermelidir.

Aileler mutlaka çocuklarıyla ilgili ve onlara karşı duyarlı olmalıdır. Ergenle konuşmaya çalışan ebeveyn nasihat etmekten kaçınmalıdır. Bunun yerine ben dili ile konuşmalıdır, çünkü sen dili suçlayıcıdır. Örneğin,’’ ne dağınıksın’’ yerine ‘’eşyalarını toplamak senin sorumluluğun, ben bunu yapmaktan rahatsız oluyorum’’ denilmelidir. Ya da ‘’yine geç kaldın eve’’ demek yerine ‘’sen vaktinde gelmeyince ben uykuya dalamıyorum’’ denilmelidir. Bu şekilde ergen annesinin ya da babasının penceresinden bakar ve kendisinin suçlanıldığını düşünmez. Suçlanılmadığını düşünen ergen de savunmaya geçmez.

Aileler, Sokrates gibi soru sorarak çocuğunun doğruyu bulmasını sağlamalıdır. Yunan filozofu Sokrates ustaca soru sorarak bildiklerini öğrenmek dışında, anlatılanla da bilgisini artırırmış. Sokrates gibi sorgulamak bir öğretiden çok, kişilerin bilincine, özlerinin ne olduğunu göstermeye yönelik bir çabadır. Sokratik (diyalektik) yöntem ile soru sorulan kişinin konuyla ilgili daha derinlemesine düşünmesi ve sorulan sorular sayesinde sağlam temele dayanan gerçeğe ulaşması sağlanır. Ergenlere, Sokratesin yaptığı gibi bilgiyi sınayarak öğretme yöntemi kullanılırsa, yani doğru sorular sorulursa, ergenler sahip oldukları entelektüel kapasitelerini kullanmayı öğrenirler. Bu şekilde ergen, bildikleri ve sorulan sorulara verdiği yanıttan çıkardığı sayesinde karşısındakinin bilgisine ulaşır. Bu teknikle ergenler fikirlerini inceleyip, bağımsız düşünmeyi geliştirebilirler.

Ebeveynler, sadece kendi fikirlerini söyledikleri zaman, ergenlerdeki düşünme yetisi duracaktır. Sokratik teknikle, tam tersine ‘düşünme’ aktif edilir. Sokrates yöntem, ilgi göstermek, sorgulamak ve aynı zamanda anlatmaktan çok aktif dinlemek demektir. Bazı konularda ergenler yetişkinlerden daha bilinçlidir. Ergenlere açık uçlu sorular sorulmalıdır, böylece onların düşünmelerini artırmak mümkündür. Sokratik sorulardan örnekler şöyledir; ‘ sence mesleğinde başarılı olması için öğretmen nasıl olmalıdır? Neden bunun doğru olduğunu düşünüyorsun? Böyle hissetmene sebep nedir? Başka alternatif var mıdır?’. Ergenlerin cevap vermeleri için aceleci davranmayıp beklenmelidir ve verdiği cevaplar üzerinde iz sürülmelidir. Ergen kendisine saygı duyulduğunu ve eşit davranıldığını düşünürse durumu kavrar.

Ergenlerin değer yargıları, yetiştiği aileden farklı değildir. Ergen, ailesine çoğu zaman farklı düşündüğünü ifade etse de, çoğu zaman arkadaşlarına ailelerinin düşüncelerini iletir. Kısaca veliler ergenlerle polemiğe girmeden bilgi aktarmalıdırlar. Bilgiyi dozunda vererek ‘’ ben bunu sana söylüyorum ama bunu sen zaten bilirsin’’ denilmelidir.

Unutulmamalıdır ki; çocuklar ve ergenler ayna gibidirler. Anne ve babalar, çocuklarını eğitirken bir taraftan sınırlarını korumalıdırlar, diğer taraftan ise çocuklarını koşulsuz sevdiklerini göstermelidirler. Sevilmediğini ve değersiz olduğunu düşünen ergenin benlik algısında ve özgüveninde yıpranma olacaktır. Bu da ergenin olgunlaşmasını olumsuz etkileyecektir. Ergenin, fikirlerini ve duygularını anlatması için ailesi fırsat vermelidir. Ergenler bazen sevilmediklerini düşünüp, hırçınlaşabilirler ancak iletişim becerilerine sahip olan ergen olumsuz düşüncelerle boğuşmak yerine doğru bilgiyi daha çabuk elde edecektir.

(Antalya - Işık Seli Çocuk Psikolojisi & Aile Danışma Merkezi Ergen Psikoloğu Seher SAYAN tarafından kaleme dökülen bu yazı,

Female Dergisi Ekim 2010 sayısında yayınlanmıştır.)